28 Haziran 2010 Pazartesi

Geçmişimdeki Birinin Özeti.

Size birini anlatcam.Kurtulmak için.

Ben ona Taboo diyor-du-m.Hypnogaja-Voodoo Baby diye bir şarkısında geçiyordu bu.

Taboo...Sanırım ikinci doğuşumdu.Gerçekten yaşamayı hissettim.Sanki o yokken yaşadığım hayat sadece televizyon izlemek gibiymiş.Sadece bakmışım.O gelince tüm uyduların canlı yayınladığı bir film olmuşum.


Çok garip bir tanışmamız olmadı.Tesadüfen ordaydı.Tesadüfen tanıştık.Ve esas kızımız Voodoo o zaman başka birinden hoşlanıyordu.


Drajeyle buluşmuştuk.OnAOn'da.OnAOn o zaman hala metal dinleyenlere hizmet veriyordu.Neyse.Sonra aynı katta Cat net cafe vardı.Biz OnAOndayken, erkekler Cat'te bir oyun oynuyordu. Hani Şu ''Kuşluk!! köprü köprü !!'' diye bağırıştıkları oyun var ya işte o.Oraya gittik.Hoşlandığım çocukda ordaydı çünkü.İki grup oynandığı için oyun, 3ü uzaktaki masalara oturmuştu.Draje ve ben, diğer 3ünün yanına gittik.Bu diğer 3lü arasında Taboo'nun olduğunu farkettim.Adını biliyordum,okulda çok popülerdi...Tanımıyordum ama.Draje kankasıyla konuşurken bende yardım ediyordum ayakta durduğum için diğer 3lünün monitörlerini görebiliyordum.


Bu sırada bana ''Biz 4 kişi oynuyoruz aslında''dedi.Bu ilk günümüze ait olan tek cümleydi.Bu tanışmamız sayılıyordu onun için.


Sonra okulda turnuvalar düzenleniyordu ben o sırada elimde kamerayla hoşlandığım çocuğu çekiyordum.Bir yandan da takıma destek oluyordum.Yanıma geldi.Konuşmaya başladı tanışıyormuşuz gibi.Ben onu dinlemiyordum sadece soru sorunca cevap veriyordum.Eğer dinleseydim buraya yazcak çok şeyim olabilirdi.Ama dediğim gibi esas kız esas oğlana aşık değildi henüz. Ama hatırladığım bir olay vardı.O anda okulun üstünden helikopter geçiyordu.Kafamı kaldırdım o da kaldırdı.Sanırım dikkatimi çekmenin bundan başka bir şey olmıycağını düşünüp.Sırtındaki çantayı çıkarmaya çalıştı. ''Beni almaya geldiler!'' dedi.Güldüm.



Sonra maçı bırakıp onunla konuşmaya başladık.Hoşlandığım çocuk gittiği için sanırım onunla konuşuyordum.Ama huzur veren birşeyler vardı.Beni dinliyordu ve gerçekçiydi.Bu çok hoşuma gitmeye başladı.Arkadaşlığımız hızlı gelişti.Çok eğleniyordum onunla konuşurken.En berbat durumdan bile eğlenebilcek birşeyler çıkarıyordu.Mutluydum. İlk fotoğrafımız(yanda) olmasını o istedi.Ardından telefon numaramı istedi.Çok mutlu olduğumu eve geldiğimde farkettim.

Eve geldim.Telefonuma mesaj geldi.''Naber fıstık?'' diye.Gülümsedim.Benden hoşlanıyordu ama ben hoşlanmıyordum.Ama ilgisi hoşuma gidiyordu.Karşılıksız bırakmıyordum.



Akşama doğru mesajlardan sıkılıp ''Ya msnini versene'' dedi.Ben tabi domuzluk yapmaya bayıldığımdan ''Neden?'' dedim.''Şarjım bitmek üzere'' dedi.''Sonra konuşuruz o zaman ''dedim.''Ya hayır ver işte '' diye ısrar etti.Verdim.Sonra sana bir süprizim var diyip yandaki fotoyu yolladı.Komiktik.Gülümsedim.Çünkü çok hızlanıyordu.Ve ben bunun önüne geçemiyordum.Sonra haftasonu arkadaşlarıyla buluşcağını benim eşlik edip edemiyceğimi sordu.Ajandama bakmalıyım demedim.Kabul ettim.Çünkü hoşlandığım çocukla da arkadaştı.O gelebilir diye kabul ettim.




Beni almaya geldiğinde ''Elini ver'' dedi.''Hayır kendim yürüyebilirim'' dedim.Uzatmadı yanımda yürüyordu.Sonra ben onun elini tuttum.Sadece içimden geldiği için yaptım.O çok farklıydı.Sıcaktı.Bu sefer o gülümsedi.

Bir türlü vazgeçemediğimiz bara gittik.Balkonu vardı ve küçüktü.Bir sebepten sürekli başbaşa kalıyorduk.Arkadaşlarımız sürekli gidip geliyordu.Şaşırtıcı bir diyalog vardı.O sürekli birşeyler anlatıyordu benim gözlerim pencerede hoşlandığım çocukda gelicek mi acaba diye bakınıyordum.Sonra gelmiyceğini anladığımda
muhabete dahil oldum.Beni eğlendiriyordu.Bardaydık ama içmeme izin vermiyordu.Çok içti.Derdi yoktu.Dizlerime koydu başını.Normalde hoşlanmam böyle hızlı yakınlaşmalardan ama ona izin veriyordum.Birşey vardı ve güven veriyordu.Bulutları izliyorduk.Bulutları...O birçok şeye benzetiyordu bense onu dinliyordum.''Şu sen şu ben'' dediğinde , Gülümsedim.Sarhoştu ve saçmalamıyordu.Beni otobüs durağına kadar götürcek kadar nazikti.O güne ait kalan yanda.


Sonra bizim buluşmalarımız arttı ve birgün konu alakasız bir şekilde hoşlandığım çocuğa geldi.Kıskanıyordu ve kavga etmeye başladık.

Büyük kavganın ardından tamamen küstük.Sonra ben birgün onunda arkadaş olduğu çocuklarla buluştum.Deli gibi içiyordum.Sonra O aradı.Beni değil arkadaşlarını.Buraya gel dediler Voodooda var.Geldi.Benim sarhoş olduğumu görünce sinirlendi.Kızı eve gönderin demeye başladı.Gidemezdim o halde bırakmadılarda.Pes oynamaya gittik.Ben netcafenin koltuğunda yatıyorum onlar pes oynuyor.Kendime gelir gibi olduğumda 'İyi misin ?''dedi.Gülümsedim.Kalktım ve eve döndüm.

Akşam msne girdiğimde yazmaya başladı.Naptığını sanıyorsun sen niye sarhoş oluyorsun sana yapma dediklerimi niye yapıyorsun onlar seni içkiye alıştırmaya çalışıyorlar saf mısın diye bir ton azarlamayla karışık beni düşündüğünü hissettiren şeyler yazdı.Savunmadım.Peki dedim.O gün barıştık.


Okulda sürekli birilikte takılıyorduk.Tabi bir çok dedikoduda çıkıyordu.Aldırmıyordum.Yaz tatiline gircektik ve kimse ne olduğunu bilmiycekti.Tenis oynamayı öğretiyordum ona. O da bana basketi.Basket oynamayı bilmiyormuş gibi yapmak zorundaydım o kadar kursa git sonra gel çocuk sana öğretcek diye bilmiyormuş gibi yap.Komikti.

Okulun karne gününün sabahı ona Voodoo hediye ettim.O da bana kendi anahtarlığı olan 'Kemik''i verdi.Birine Voodoo hediye etmenin anlamını 15 dakika konferansla açıkladım ona.Elimden tutunca bize kimse zarar veremezdi.Hiçbir kıskanç bakış umrumda değildi o yanımdaydı ve gerisi gerçekten çok önemsiz kalıyordu.

Yazın büyük çoğunluğunda birlikteydik.Her dakikamızı anlatmaya kalksam bu yazı bir kaç ay daha bekler.Yazmaktan sıkılıyorum çünkü geçmişi anlatmayı sevmiyorum.Bazı kısımları eksik.Hafızam bu konuda çok duyarlı beni üzen her olayı silmeyi çok iyi biliyor.

Devam ediyorum.

Büyüdük işte. 3 yıldır arkadaşız.Yaz bitimi okul açılınca dersler,dershane değişen arkadaş çevresi derken birbirimizden tamamen koptuk.Bana gitmiycem kalıcam bu okulda demişti.Sonra küstük biz o sıra.Okulda birbirimizi görünce acıyarak bakmalar falan komik işte lise değil mi?

Sonra gidiceğini öğrendim başka okula gidiyordu.Dayanamadım gittim konuşmaya başladım. Zaten inatçıydık ve sürekli birbirimizin adım atmasını bekleyerek zamanımızı harcamıştık.Gitceği gün onunla 19 Mayıs töreni çıkışı karşılaşmıştık.O zaman elimde bir bez bebek vardı.Ve o bakıp bebeğe ''Aa bana benziyor''demişti.Gerçektende ona benziyordu.O bebeği sırf sokak satıcısına yardım olsun diye satın almıştım.O zamanlar iyi bir kızdım.Beni öldürmelerine kadar.Neyse.

Dedim gitmeden mesaj at dersteyim.O da 15 dakika sonra gidicem babam gelicek sizin kattayım dersten çık dedi.Çıktım dersten elimde bebekle.Öğretmenlerimiz çok anlayıştı.


Yaklaşık 15 dakika boyunca sarıldım.Sanki bir daha hiç göremiycekmişim gibi.Bebeğin sırtına yazmıştım keçeli kalemle.Voodoodan Tabooya sonsuza kadar. diye.Böylece bebeği hiçbir şekilde kimseye veremiycekti.Hala saklıyor zaten...


Bu elindeki bez bebek işte.O sarıldığı ufak tefek kız benim.Sarılanda o zaten.


Uzatmıycağım.Güzeldi geçti.Ama unutmayacağım tek insan.


En son doğum gününü kutladık birlikte.Nisan falandı sanırım.Bilmiyorum facebook olmasa bilemiycem.Koç burcu işte.Benim tam zıttım.

Yazı uzadıkça sonunu okumak istemiyceksiniz biliyorum.Ama son bir fotoğraf koyup bitircem.Çektirmek istediğim tek pozdu.Ben yine çok çirkinim o yine çok güzel.




Ben büyüdüm o büyüdü.Değiştik.İsteklerimiz değişti.Sadece bizi bir arada tutan maziye saygı.Orda olan sevgimizi yaşatmaya çalışıyoruz.





Not:Her zaman suratımı avuçlarına alıp kendi suratını benimkine dayamasını özledim.Gözleri o zaman gerçek bakardı çünkü.






26 Haziran 2010 Cumartesi

LYS Volume-3


Bugün sınava girdiğimizde hayatımın aşkıylan karşılaşcağımı bilmiyordum desem sizde oha mal deseniz.


Yok tabiki öyle birşey.Ama şimdi en arkada oturtmuş pezevenkler her sınav beni.O yüzden sınıfa hakimdin anlatabiliyor muyum? Dedektör gibi hepsine tek tek baktım.Misal bir esmer çocuk vardı. Allam yareppim çocuk sınıfın kapısında belirdi ben içimden ''Önüme otur önüme otur!'' dedim çocuk çat önüme oturdu. Oha 1 ! Sonra bir kız geldi güzel. Ben çocuk göremesin diye. Sağ en sona oturmasını istedim kız gitti oraya oturdu ! Oha 2 ! Çok psişikleştim Oha 3 !



Neyse işte edebiyat sınavı başladı ben 40dakkada salladım vurdum kafayı masaya ki vurmamla önümdeki esmer çocuğun yeşil boxerını farkettim.Abi üstünde beyaz koyunlar vardı.Ben onu gördüm ya çocuğun bütün gözümdeki sexapalitesi sıfır. İçimden ben senle sevişmem falan diyorum. O ne lan !



Sonra işte o da bitirmişti çocuk dakka bir dönüp bakıyor. Ben tabi çok havalıyım. Hiç sallamıyorum falan. Aman neyse işte sonra kağıtlar toplanırken bayağı oyalandı.Tabi ben yer miyim. Kağıdı verip koşarak sınıftan çıktım.


Sınavda bile rahat durmadım neyse. Güzel geçti demek istemiyorum eh işte geçti.Soruları okumayı deniyceğim bir dahakine Türkçe sormuşlardı lan oha dedim mal oldum.Bir soru vardı örnek gösterilemez diyormuş ben soruyu okumadığımdan işte çat işaretledim böyle var bir kaç mallığım. NEyse hayırlısı önemli olan yarınki sınav öptüm görüşürüz. Yarın ağlamam inşallah (:

24 Haziran 2010 Perşembe

Bir Genç Kızın İntiharı

Bugün birşey anlatcam.
Aşk-ı Memnu...

O diziyi izlerken kendimi Bihterle özdeşleştirdim bugün.

Gerçekten kız tramva geçiriyordu ve herkes öz annesi bile ona sırt çevirmişti.
Tıpkı benim yaşadığım gibi...

Ben de intiharı düşündüm.Çok ciddi düşündüm.Ama geride bıraktıklarım olcaktı.Belki kimsesiz olsaydım , ölürdüm.

Ölüm bana uzak bir kavram değil.Ailemiz çok kayıp yaşadı.Çok kaza atlattık.Bende borderline başlangıcı var.Kaybetme korkusu...Kısaca ölüm bu kadar benleyken korkmak niye.Hepimiz birgün ölücez.Ya ecelle ya ellerimizle.

Bihter'in yaşadığı çok ağır şeylerdi ve kimse bunun üstesinden gelemiyceği ihtimalini düşünmedi.

''Kendi düşen,ağlamaz.'' dediler,sustular.

Kendi düşen çok ağlar,hatta en çok onlar ağlar.Sevdiğinin bir hata olduğunu inatla kabul etmemek ve ayrılık günü gelince geç kalmanın verdiği pişmanlıkla öyle bir ağlar ki acısının büyüklüğünü bilmesenizde o iç çekişlerine tepkisiz kalamaz gözyaşlarınız.

Sonra susar.

Gözleri boş duvarlara dalar.Oturduğu yerde kalır.İçindeki acı gözlerinden istemsiz akar.Canı yanıyordur ve anlatıcak kimsesi yoktur.Kimse dinlemek istemez.Dinleyen acısını hafifletcek cümleleri söylemez.O yine boş duvarlara bakar.

O boş duvarlar boş değildir aslında.Yaşadığı güzel anılarla doludur.O yüzden dalıp dalıp gider.Duvarlar film perdesi gibidir...

Çıkış yoktur.Kimse ona ışık vermez.Battığı bataklıktan çıkmasına yardım etmez.Daha da dibe iterler.Boğuluncaya kadar...

Ölüm ona uzak değildir.Korkmaz.Acısını hafifletcektir.Susturcaktır beynindeki sesleri.Aklındaki düşünceleri.Unutucaktır.Bedelini ödemiycektir.Ölüm çok güzeldir.Ve Bihter ölümü seçer.

Ama bazıları vardır.Onlar ölümü değil nefes almayı seçer.Ölüp yaşamayı istemezler.Acı çekmekten zevk almaya başlarlar.Nefes alırlar ama tepkisizdirler artık.Kimse canlarını yakamaz.İlk acıdan sağ kurtuldularsa.Onlar da ben gibi blog yazarlar birşeyler anlatırlar.

İyi Geceler.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Parfüm

Odam yalnızlık kokunca, ben parfümünü sıkıyorum hiç siktirip gitmemişsin gibi.
">

Bana Birşeyler Oluyor

Başımda sebebini belirleyemediğim bir ağrı var.O kadar ki migren gibi.Migren değilim ama bildiğim kadarıyla bu ağrıların boyutu migren gibi. Bİlmiyorum ama başımı duvarlara vurucam çok felaket.Şu haftasonunu atlatmaktan başka birşey istemiyorum.

Ve artık bitsin istiyorum.Bedenim kaldıramıycak bu kadarını diye çok korkuyorum.Ufak ufak bitti sinyalleri bunlar.

Çok yalnızım lan.Böyle telefonuma tek tük mesaj geliyor.Ona da keyfimin kahyasının gönlü isterse cevap veriyorum.Çok fenalardayım abi.Hayattan tad almıyorum.O değil de ben bugün size sevgilimle tanışmamızı anlatıcaktım.Ama düşüncesi bile yordu neyse hayırlısı diyelim artık.


BAŞIM ÇOOOOOOOOOOOOOK AĞRIYORRRR!!

22 Haziran 2010 Salı

İlgi Delisiyim.

Sınav yaklaştıkça rüyalarım abuklaşıyor. Abi bugün rüyamı görmeliydiniz diyorum.Öncelikle yatılı ookulda kalıyordum onu siktiret forma giymek zorunluydu. İlallah dediğim şeydir. Hiç sevmem formayı.

Neyse rüyamda şeytana aşık oluyordum.Oha dimi. Şeytan ama sandığımız gibi değilmiş yakışıklı değil, karizmatik, kısa boylu yani ben kadar işte 1,75 falandır.Saçı uzun at kuyruğu yapmış.Aşıktım çünkü benle ilgileniyordu. Bir de bastonu vardı. Tam bir ingiliz beyfendisi. Çok güzel bir kokusu vardı. Çünkü bana hediye ''Jumanji'' tadında oyun hediye ettiğinde boynuna sarıldım.Lan nasıl bir sevgiye ilgiye muhtacım anlatamam.


O değil de düşün şeytan bana ilgi gösteriyor çat aşık oldum diyorum.Sınav dolayısıyla kimseyle konuşup görüşüp fingirdeşemediğim için az ilgi göstere kucağımı açıyorum. Yapma Voodoo etme Voodoo. Lan bana engel olun nolur sınavdan sonra hep görüşüp buluşalım nolur valla bak. Kendime engel olamayıp hayvanın tekine aşık olduğumu sanmak istemiyorum.


Sonra bugün aşık olduğum elbiseyi aldım. Çok güzeeeel çok cici. Böyle 80ler tadında ama değil aslında, böyle uzun bir elbise straplez ,göğüs arasından iple boyundan bağlayabiliyorsun.Tam Türk filmiyim.Ayy çok güzel var ya babam çok beğenmedi bunu böyle mi giycen bir bolero alsaydık dedi ama sanki Ankarada mı giyceem be.Evet burda giycem.Belki de Ayvalık gecelerinde.


O değil de ben yazın da böyleydim.Az ilgi gösterene ayy ben aşık oldum diyorum.Evet çok salakça biliyorum ama beni sevmiyorsunuzzz napıyım ha napıyım tamam seviyporum diyorsunuz ama ben sorunca ben sormadan söyleyin.Ben hepinize diyorum doğum gününüz bile değilken ''İyi ki doğdun!!'' diye. İyi doğdunuz iyi ki varsınız diyorum.Birgün de biriniz çıkın ''Ya Voodoo iyi ki doğdun!'' diyin.İyi ki varsın iyi ki yanımdasın diyin yeter beee !


Bana sakın ''Ben eski sevgilimi özledim.''Dedirtmeyin.Çünkü yalan söyleyip dikkatinizi çekmek istemiyorum.

Evet bu şarkı beni anlatıyor.

Bir pazar günü parktaydım
Nemli bir banka uzandım
Ve çimlerin kokusunda
Başka bir yerde uyandım
Ve uykumda bir yol gördüm
Hiç gitmemişsin ki güya
Yolun başında sen vardın
Rüya içinde rüya

Poh poh perisiydin sen
Bir ilgi delisiydim ben
Rüzgar esip uyandırınca
Ol yanımda yine yanımda

Bir pazar günü parktaydım
Nemli bir banka uzandım
Ve çimlerin şarkısında
Başka bir yerde uyandım
Yazlıklarımı seviyordum
Kazaklarımı giyiyordum
Ve ellerin saçlarımda
Sevildiğimi biliyordum

Poh poh perisiydin sen
Bir ilgi delisiydim ben
Şarkı biter ve uyanırsam
Ol yanımda yine yanımda

">

20 Haziran 2010 Pazar

Ankara Günlerim.

Bugün Ankara turu yaptım.Tek başıma.Güzeldi.Üzücüydü.Çok alışmışım ama yormuş.

Tereddütle adım atıyordum.Her an bir tanıdık korkusuyla.Yaşıma rağmen çok fazla insan tanıyorum.Görmelerini istemedim.Ağlarken insanların bana acımasını,çirkin suratımı görmelerini istemedim.

Tek başıma her yeri adım adım özlemle tekrar gezdim.Her sokakta bir anım var.En kötüsü ağlayarak koştuğum sokaklardan geçerken içim sızladı.

Ankaradan gitmeyi istememin tek sebebi aslında bu.Mutlu olduğumdan fazla üzüldüğüm şeyleri yaşadım.

Gidince görmiyceğim için üniversiteyi Ankara dışı istiyorum.Görmezsem hatırlamam diye.Sanki silinceklermiş gibi.

Bilmiyorum gitmeyedebilirim.Bugün bir mağzada Azure Ray çalıyordu.Sırf çalıyor diye alışveriş yaptım.Böyle ayrıntıları severim.Garip.

Bugün babamı yazdıklarımla ağlattım.18yaşımdayım ve babamı ilk kez ağlarken görüyorum.Ona aldığım hediyeye ağladı hemde yazdığım karta.

Benim babamla ilişkim çok farklıdır.Babam babadan çok arkadaşımdır.Anneme anlatamadığım her şeyi ona anlatabilirim.Babam gibi birini asla bulamıycağıma eminim.Kimsenin benim kaprislerime ,istediğimi elde etmek için yaptığım suratlara aldırış etceğini sanmıyorum.

İyi geceler.Çok sigaram var çok. Marlboro Light sayesinde aç geziyorum. Ayrıca bir öptüm orospu çocuğu hükümeti.Amcık beyinli temiz hava sahası yaptın ne zam getiriyorsun sigaraya göt ! 2 lira hem de göt lalesi.İnadına içicem lan inadına.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Gidiyorum.

Yanlış bir zaman aslında.
Gidişim erken oldu çünkü bilet yoktu.
Bilirsin nadir ağlarım,gözyaşlarım kıymetli.
Bakma bana boş gözlerle gidişimi zorlaştırma boşuna.

Her ağladığımda yağmurun yağması bir tesadüf değil.
Gözyaşlarımı gökten avuçlarıma bırakıyorlar artık.

Şimdi dur orda ve gidişimi izle.
Ellerini son kez tutarken ellerim,
Avuçlarına bıraktığım hediyeye ben giderken çok iyi bak.
Kimse seni benim kadar düşünmez,giderken bile.

Yağmur yağıyor işte.
Ve ben gidiyorum bu defa dönmemecesine.
Dönmek için gidilmez zaten.
Sen benim yalancı meleğim...
Bu defa rol yapma.

Şu an çok önemli bir anı yaşıyoruz son kez birlikte.
Giderken ıslak saçlarımı son kez görüyorsun.
Belki de ilk kez bakıyorsun.
Ben hiç kendimi giderken göremiyceğim o yüzden iyi bak.
İyi bak çünkü asla göremiyceğim bir şeye bakıyorsun.


Sen yalancı meleğim...
Hediyenin bir şemsiye olması seni şaşırtmasın.
Yağmuru sevdiğini söylemiştin defalarca.
Hep cam kenarından izlerken...
Biliyorum ıslanmayı sevmiyorsun.
Çünkü sen yağmuru sevmiyorsun.

Sen yalancı meleğim...
Beni sevdiğini söylüyordun her elimi tutuşta.
Biliyorum elimi tutmayı sevmiyorsun.
Çünkü sen beni de sevmiyordun.
Tıpkı yağmur gibi.


Şimdi dur orda ve nasıl terkedilir iyi bak.
Kıpırdama sakın,gelme boşuna.
Ben yağmuru değil ıslanmayı seviyorum çünkü.
Sen yalancı meleğim...
Beni sevdiğini söylemeni değil,seni seviyorum.

Gitmem için yanlış bir zaman değil.
Ben ıslanırken sigara içmeyi seviyorum.
Ve gitmem lazım.
Çünkü sigaram bitmiş.


Not:Eskiden her yazıma bir not koyardım o gün yaşadığım saçmasapan basit bir olayı yazardım.
Bu sefer saçma sapanım.Kendime gelmem için bir günüm var.Ve yarın.. Yani sabah yalnız başıma olmalıyım.Seni ne kadar seviyorum Ankara? Ne kadar sokakların tanıdık? Sabah bunu öğrenelim.Kendi içime ve sana son bir şehir turu yapalım. İyi geceler.Ve sigaram bitti.

Sınavımız Hayat.

Bugünkü yazım mal gibi geçen sınavıma ithafen olsun.

Evet sınavdan ne öğrendik?

1.Bize hayatın iki şıktan ibaret olduğunu öğretti.
Ya kazanırsın ya kaybedersin.

2.İnsanlara hayır demeyi öğretti.
''Hayır,ben ders çalışcağım.''

3.İnsanların bizden korkmasını sağladı.
Sürekli bağırarak yaşamayı gösterdi,sürekli sinirli bir şekilde ''Sınava gircem ben yaa!'' dedirtti.

4.Stres altında bile sakin davranmayı öğretti.
Sınav sırasında gözümün önüne gelen kampüsler ve ağlayan ben.Bir yandan integral çözüşüm.

5.Hata yapmanın katlanılmaz sonuçlarını gösterdi.
4 yanlış geleceğimi götürdü.Teşekkürler.

6.İnsan olmaktan çıkmış durumdayım.Pek sakin sayılmam.Belki bu da uyuyunca geçen şeylerdendir.


Geometrim fena sayılmaz feda edicem dememe rağmen 15 net tutturmuşum,Matematik çok kötü işte formüllerini tam hatırladığıma emin olmayıp sallamadığım 2 soru doğru, salladıklarım yanlış çıktı. Neyse ya Hayırlısı.Çok yoruldum uyumalıyım.

18 Haziran 2010 Cuma

Lanetler Yağan Sınav (LYS)

Öncelikle yurdum insanın genetiği bana da geçmiş olcak ki son dakkaya kadar bekliyorum.Son bir haftadır geniş geniş ders çalıştım. Bir konuyu iki günde bitirdim falan. Bugün böyle türev integrali 1 saatte tekrar ettim düşünün.Sıkıştım ya.Ondan yani.

Dün gece 3te mi ne yattım allah belamı verdi yani gerçekten. Sabah 6da uyandım. Kalkmaya çalışıyorum. Saat 9,30da yatağın dışına çıktım.Şöyle bir camı açıp baktım.Gözlerim kamaştı.Kendimi tekrar yatağa fırlattım.Sonra kalkıp timsah yürüyüşüyle banyonun yolunu tuttum.O yol nasıl uzun nasıl uzun inanamazsınız. Sürünürken anladım.Sonra kahlvaltı hazırladım bana bir saat gibi geldi gözlerim yarım açık çünkü.Baksan dersin ki Norma Jean bakışı atıyorum.Hayır lan uykum var.

Sonra bir çıktım UYKUSUZ'umu aldım. Uykusuz olunca okuduğumdan da birşey anlamadım. AMa Yiğit ÖZgür yine yardırmış. En çok kullandığım kelimeyi başlık yapmış ''GERİZEKALI''.

Sonra eve geldim ojelere bulandım.Dün kırmızı ojem son parmağıma gelince bitince yaşadığım duygusal çöküntüyü kimse yaşamamıştır. Çünkü kırmızı oje başlı başına kabustur sürmesi bir dert silmesi ayrı dert. Sonra bugün kırmızı oje aldım. Yarın sınavda dikkat dağıtmam gerek. Dua edelim de benim dağılmasın.

Birde Geometriyi feda ediyorum abi. Yapamıyorum boşuna kasmıycam kendimi.30/13 yapan adamım ben.Fazla bile.

Eve geldiğimden beri 3 deneme çözdüm.Konu eksiğim olan soruların kalıplarını arıycam yatmadan.Neyse lan facebook hesabımı da kapattım.Bir işe yaradığı yoktu. Yakışıklı çocukları ekliyorduk güzel kızları şikayet ediyorduk.Napalım kompleksliyiz ağzına sıçıyım.

Şu an gözlerim kapandı kapancak yani....
Sabah LYS var.Ben bütün küfürleri kağıda yazdım zaman kaybetmemek için ordan okuyup gircem.Siz dua edin ama.

Ayrancı Anadolu Lisesindeyim. Gircek olan varsa Lacivertli kırmızılı beyazlı çok şirine bir hatun görürsen koşarak yanıma gelme.Zaten stresliyim ağız burun dağıtırım orda.

Öpüldünüz....