18 Haziran 2010 Cuma

Lanetler Yağan Sınav (LYS)

Öncelikle yurdum insanın genetiği bana da geçmiş olcak ki son dakkaya kadar bekliyorum.Son bir haftadır geniş geniş ders çalıştım. Bir konuyu iki günde bitirdim falan. Bugün böyle türev integrali 1 saatte tekrar ettim düşünün.Sıkıştım ya.Ondan yani.

Dün gece 3te mi ne yattım allah belamı verdi yani gerçekten. Sabah 6da uyandım. Kalkmaya çalışıyorum. Saat 9,30da yatağın dışına çıktım.Şöyle bir camı açıp baktım.Gözlerim kamaştı.Kendimi tekrar yatağa fırlattım.Sonra kalkıp timsah yürüyüşüyle banyonun yolunu tuttum.O yol nasıl uzun nasıl uzun inanamazsınız. Sürünürken anladım.Sonra kahlvaltı hazırladım bana bir saat gibi geldi gözlerim yarım açık çünkü.Baksan dersin ki Norma Jean bakışı atıyorum.Hayır lan uykum var.

Sonra bir çıktım UYKUSUZ'umu aldım. Uykusuz olunca okuduğumdan da birşey anlamadım. AMa Yiğit ÖZgür yine yardırmış. En çok kullandığım kelimeyi başlık yapmış ''GERİZEKALI''.

Sonra eve geldim ojelere bulandım.Dün kırmızı ojem son parmağıma gelince bitince yaşadığım duygusal çöküntüyü kimse yaşamamıştır. Çünkü kırmızı oje başlı başına kabustur sürmesi bir dert silmesi ayrı dert. Sonra bugün kırmızı oje aldım. Yarın sınavda dikkat dağıtmam gerek. Dua edelim de benim dağılmasın.

Birde Geometriyi feda ediyorum abi. Yapamıyorum boşuna kasmıycam kendimi.30/13 yapan adamım ben.Fazla bile.

Eve geldiğimden beri 3 deneme çözdüm.Konu eksiğim olan soruların kalıplarını arıycam yatmadan.Neyse lan facebook hesabımı da kapattım.Bir işe yaradığı yoktu. Yakışıklı çocukları ekliyorduk güzel kızları şikayet ediyorduk.Napalım kompleksliyiz ağzına sıçıyım.

Şu an gözlerim kapandı kapancak yani....
Sabah LYS var.Ben bütün küfürleri kağıda yazdım zaman kaybetmemek için ordan okuyup gircem.Siz dua edin ama.

Ayrancı Anadolu Lisesindeyim. Gircek olan varsa Lacivertli kırmızılı beyazlı çok şirine bir hatun görürsen koşarak yanıma gelme.Zaten stresliyim ağız burun dağıtırım orda.

Öpüldünüz....

17 Haziran 2010 Perşembe

Kırmızı Ojelerimle.

Şey, naber ya ? O zaman iyi geceler size.Ben mutlu değilim. Sanırım uzun zamandır böyleyim.Bilmiyorum gülmek mutlu olmak sayılmıyor bence.
Bir parçanız eksikse gülemezsiniz zaten.
Parçaları bir araya getirmeye çabaladıkça dağılıyorum.Birisi geri döndü.Eski sevgilimin en yakın arkadaşının kız arkadaşı.Bu kız beni anlıyordu.
Tek eksiğimiz var orasını parmaklarım yazmak istemiyorum bu sefer.
Cumartesi sınavım var,ip gibi gergin sinirlerim.
Yarın bir hikayem olmıycak size.Sanırım modemi kapatıcam.Hatta facebook hesabımı bile dondurabilirim.Kayıtlı olduğum e-mail adresinin şifresini hatırlarsam...
Yoruldum artık,birşey olsa da hayata mola versek.
Kısa bir zaman çok değil biraz kitap okusam, belki bir kaç dergi.
Ama birazcık mola verelim çok yoruldum.
Woody Allendan burda alıntı yapmak istiyorum.

''Eğer tanrı varsa, umarım iyi bir mazareti vardır''.

Bilmem okudun mu TANRIM!!
Artık sana birşey demiyorum farkettiysen.
Varlığın benim varlığımın gerçekliği kadar.
Ben ölünce sende ölceksin.

Korkuyorum abi , şu orospu çocuğu sınavdan it gibi korkuyorum.
Düşündükçe gözlerim doluyor, sormasınlar işte.
Nasıl bir ruh halindeyim bilmiyorlar ve üstüme geliyorlar.
Hiçbir psikolojik yardım iyileştiremedi beni.
Sebebi benim çünkü çok iyi rol keserim.
Mutluyum derken gözlerimin içi güler mutsuz olduğumu anlayamazsınız.

Umarım ağustosta parlak bir son final yapmayız.
Ayyy çok kötü küfür edesim geldi.
Ama o kğfğr eden kızları sevmiyor.
O da orospu çocuğu amına koyum.
İktidarsızsan şekerim suyun kaldırma kuvvetini dene derim.
Harbi bak şu an rahatladım.
Ohh be allahımın topu ibneeee götoşşş !!

Neyse ben saçlarımı tarayıp yatıcam iyi geceler.
Çok havalı lan saçınızı tarayıp yatmak. Neyse öpüldünüz.

16 Haziran 2010 Çarşamba

Masumiyetin Ziyanı Olmaz

Öncelikle dün Lal ve KaraEfendi'ye yaptığı yorumları için teşekkür etmekle başlamak istiyorum. Kendilerine dün teşekkür edememiştim.

Evet biz yani İkarus ve ben dün konsere gittik.Size bugün olanları anlatıcam.Ki normalde burda çok günlük gibi yazmam. Ama bu sefer çok garipti her şey. Ben çok normal bir insanım aslında. Ama hep geç kalırım. Ve her yazdığım yazıda bahsetmişimdir. İyi bir okuyucu olsaydın İkarus dün 25 dakika beklemiycektin.Zaten ben hazırlandım çıktım.Ankara'nın güzide özel halk otobüsleri normalde dolmuş gibi durak dışında alırlarken dün Murphy Kanunu ya almadı şerefsiz 15 dakka bekledim.Sağolsun Büyükşehir Belediye Başkanımız, otobüs bileti fiyatlarını düşürüp sefer sayısını azalttı.Öptüm burdan kendisini.

Neyse bindim otobüse, Mor Ve Ötesinin yeni albümü dinliyorum. Bir yandan sözleri kazıyorum beynime.''En iyi sendin,yenilmezdin...'' modundayım.Sonra İkarus zaten beni beklemekten kafayı yemiş,telefonuma yağdırıyordu. En sonunda rüşvet istedi (Simit+Su).Telefonum sustu.

(Bu arada bana diyor ki bir gün önce ''Mavi giymezsen döverim''. Bende diyorum bu tutkulu bir Sakin fanı olduğu için acaba şarkılarla mı alakası var. Ama tabi giydim, mavi gömleğimle mavi ojeler fazla bileydi.)

Sonra ben elimde simit ve iki şişe suyla Dostun önüne geldim. Bulamıyorum İkarus'u.Telefon açtım.Beni görmüş ben tabi göremedim ya telefonda ne tarafa bak dese bakıyorum ''Arkandayım, sağındayım solundayım...'' dedikçe dönüyorum. Sonra yanıma geldi de Ankaraya gittik bindik. Ben bir de emin olduğum şeyin sorgulanmasına deli olurum. O diyor ki ''Beşevlerde incez.'' ben diyorum''Bahçelievlerde incez ayy biliyorum delirtme beni!''. Tabi o dalga geçiyor. Ben sanırım sıcağın verdiği asabiyetten ciddi algılıyorum sonra; Beşevlere geldik. İkarus indi. İki kapı sonra geri bindi. Ben görmedim !! güyaaa.

Sonra indik.Kapının oraya yaklaşırken sigara içiyoruz.Yanımızdan geçen grup sigaraların içeri alınmadığını söyledi.Ben tabi ''Oha sigaraları napcaz?'' dedim. İkarus ''Saklıycağız'' diyip bendeki sigarayı da alıp içine soktu. Burdaki içine olarak nereye soktuğunu siz anlamışsınızdır. O değil de ben yanımda bıçağımı götürmüştüm.Şimdi orda kavga çıkarsa İkarus'u korumak için çıkarcaktım. İnanmak zorunda değilsiniz tabiki :P Bende içime sokunca , ikimizde özürlü yürüyüşü yaptık. Yürüyemiyoruz ağır ağır, kayıyorlar çünkü.Sonra kapıda çantama baktı kadın.Beni aradı. Sonra geçmem için kenara çekildi. Ama erkeklere şu dedektörlede bakıyorlardı. İkarus bana diyor ki ''Sen ötmedin mi?''. Bize bakmadılar kiii. Sonra içeri girdik. İlk işimiz tuvaletlere gitmek oldu. Malları dökülmek için.

Bu arada sahnede Mor ve Ötesi Sound Check yapıyordu. Ben işte o an Harun'a evlenme bile teklif ederdim. Hayır süper tipine aşık olduğum falan yoktu. Üstündeki Nükleer Karşıtı tişörtüne bayıldım çünkü.''Nükleer Ha ! Ya Patlarsa?'' baskılı. Kesinlikle bende istiyorum.

Sonra sahneyi daha yakından görebilceğimiz bir yere gittik.Aklımı seveyim(H). Sonra 7,5 saat aynı yerde kaldık. En öndeyiz kaptırmamaya çalışıyoruz.

Önce okulun amatör grubu çıktı. İkarusla birbirimize bakıyoruz ''Bu ne lan?'' bakışıyla.Ama çocuğu görceksiniz.Sanki Mor ve Ötesi bunlar. Çocuk öyle bir havaya girdi ki sevgilisini göstererek söylemeye falan başladı. Biz giderlerken çok sevindik. Sonra işte o sahne düzenleme olayı var ya her gruptan sonra o dakikalar eziyet gibi zaten.

Sonra Sakin çıktı.Ben bir yandan İkarus'u azarlıyorum. Bir yandan şarkılara eşlik etmeye çabalıyorum. Çünkü iki şarkıyı falan bilmiyordum.Yeni albümden dediği biri ''Eksik Şarkı'' biri ''Seninle''.Neyse Sakin konserinden fazla detaya girmiycem..Çok Sakindi herkes zaten.Biz hariç çünkü bir hepsini bağıra bağıra söyledik. En çok İkarus'u İkarus Başarsa şarkısı mutlu etmiştir sanırım.

Sonra Shantel arkamızdaki krozanların deyimiyle ''Şentaaaal Şeennntaaal''abimiz çıktı. 1,55 boylarında. Kaldırıp kucaklayabilirdim o derece, Dj'imiz çıktı. Dj diyorum çünkü 3 şarkı söyledi ve kalanı kayıttan çalınan şarkıları Djmişcesine mix yapmasıyla devam etti.Bizim başımız ağrıdı gerçekten. Gitsin diye herifin gözüne baktık. O değil de İkarus diyor ki ''Voodoo ver şu bıçağı saplayalım!''. Çünkü Şental bizim demirlere tırmanıyordu. Çocuk lan bu ! diyorum bende.Zaten boyu da kısa. Biz Şental inerken bir seviniyoruz sanki Allaha kavuştuk öyle.


Veeee tabikii sıra Mor ve Ötesine geldi.Millet zaten yorgun,yorgunlaştıkça sinirleniyorlar.Ankaralı dinleyicinin huyu herhalde yine su şişesi fırlattılar sahneye, ben o arasa siper aldım.Kafamı koruyorum. Bir de konser komütesinden bir kız var ama kız değil yani hayvan gibi.Birini görmüş.Aynen dediğini yazıyorum ''O atan götü yiyorsa buraya gelsin bir !'' dedi. Benim ağzım açık kaldı. Yani o kızı gördükten sonra, Herkülün bile götü yemez yani. Sonra olaya organizatör el attı. Bu arada hayvan kız söyleniyor ''Adam gibi bekleyip dinlemiycekse siktirsin gitsin, para iadesi yapıcam ben!'' dedi. Ben diyorum ki İkarus'a ''Para iadesi yapıcakmış paramızı alıp gidelim Sakini dinledik zaten''. Tabi İkarus güldü ama gitmedik Sakin olun.

Ordan godi benim deyimimle amelesi anons yapıyor ''Mor ve Ötesi 5 dakikaya sahnedeee!'' diye. Bende artık sessizlikte mi söyledim naptım. ''Napıcak acaba o 5 dakikada'' dedim. Bunu duyan okulun konser komütesindeki teenager boy bana gülümseyerek ''Saat 10da çıkıcaklar 5 dakika var ya o yüzden'' dedi. Bende gülümseyerek teşekkür ettim. Sonra birşey oldu. Bu çocuk bana yine birşey söyledi. Ben sadece gülümsedim. Döndüm İkarus'a ''Bana sahip çıksanaaa beee çocuk ikinci kez konuşmaya çalışıyor benle !'' diye bir çemkirdim. Tabi o ''Birşey olmaz yeaaa'' diyince elim cebimdeki bıçağa gitti. İkarus'u bıçaklıycaktım eheueh şaka tabi.

Sonra Mor ve Ötesi sahneye çıktı. Sağımda İkarus solumda bir teenager ergen girl vardı. Taş çatlasa 14 yaşında. Kız beni ittiriyor öne geçmek içinn.Bende inatla yayılıyorum. Sonra kız iki bacağından birini benim demirlerime soktu. Ben o anda delirdim tırmandım demirlere kısmi pogo yapmaya başladım. Abi demirlerin üstünde anca götümle ittirebiliyordum kızı. kız vazgeçti.İndi yine rahat durmuyor. Her şarkı bitimi ''Harun evleeen benlee!!'' diye götünü yırtıyor. Zaten yorgunum, yorgunken çok agresif olabiliyorum. Çıktım demirlere kızın demiri tuttuğu elini itiyorum. Kız en sonunda miğdem bulanıyor diye siktirdi gitti. Bende ohh dedim. Ama bu rahatlamam pek uzun sürmedi.Çünkü saat 4den beri su içmemiştim. Ve bayılmak üzereydim. En kibar halimle İkarus'a ''Gidelim mi ?'' dedim.Zaten İkarusun da susamasından dolayı 2 şarkı dinleyip çıktık. Çıkışımız çok şahaneydi. Arkamızdan yeni albümden ''2012'' yani albüme ismini veren şarkı çalmaya başlamışlardı.

Biz tabi çıkarken bir sigara yaktık.Yasaktı çünkü. O an paha biçilemez oldu bizim için. Sonra bir büfe yada o tarz bir yer aramak için bir sokağa girdik. Yoksa susuzluktan bayılcaktık. Suyu aldık hemen yanında otoparka çöktük.İkarusun kabul etmesi üzücü olsa da Mor ve Ötesinin Sakinden iyi bir grup olduğu gerçeğiyle yüzleşmesine tanık oldum. Tıpkı larvadan erginleşen kurbağa gibiydi. Ben tabi su ve sigaranın tadını çıkartıyordum.Sadece ihtiyacım vardı bunlara o an. Sonra dağıldık ve eve gelip banyoda suyun altında uyumak istedim..Yürüyemiyordum.Duşun altında cenin pozisyonunda oturdum kafamı duşakabinin camına yasladım.Yarı uyuyorum. Sonra dedim Çık Voodoo Çık yat zıbar yatağında.


Öyle güzeldi.İşteee ^^

14 Haziran 2010 Pazartesi

Her banyodan çıkışta buruk bir hüzün kaplar içimi.
Sadece ıslak saçlarımı güneşte tarayıcak bir sevgilim bile yok çünkü.

13 Haziran 2010 Pazar

Keşke Hiç Gelmeseymişsin

Bilmiyorsunuz hiçbir şeyi,
İlham perimi öldürüyorum her satırda.
''O''na yazdığım her şeyle kopup gidiyor benden.
Kanserli hücreler hepsi...
Azalarak,yokolarak bitiyor içimde.
Onu tamamen kaybettiğimde kapatıcağım burasını.

Yaram küçük ama derin.
Kimse bilmiyor nasıl kapancağını.
Bende bilmiyorum aslına bakarsan.
Ama o Amerikan filmlerinde gördüğümü yapıyorum.
Hani alkol döküyorlar ya,evet işte.

Yazdıklarım gitgide boktanlaşıyor.
O'nun gibi güzel değil ,eskisi gibi değil.
O değil o hariç her şey.

Aslında O değil de O'nu özleyemiyorum.
İyiki gitmişsin be diyorum her defasında.
Ve bunu söylerken o kadar rahatım ki.
Üzülmediğimden üzülüyorum.
Madem bu kadar değersizleşcekmişsin.
Keşke hiç gelmeseymişsin.

Gittiğine üzülmek istiyorum
Kahrolmak istiyorum
Acı çekmek istiyorum.
Gittiğini hissetmek istiyorum.
Artık yoksun, sensizim diye ağlamak istiyorum.
Ama inan yapamıyorum.
Her aklıma geldiğinde sokaktaki bir gölgeye bakıyorum sanki.
Bomboş ve duygusuz.
Tıpkı sen gibi.

Beni öptüğünde hiçbir şey hissetmemişim.
Sarıldığında güven duymamışım.
Peki biz niye bilikteydik ?
Ahh benim şu hırslarım.
Tamam sonra.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Sadece Oyun.

Biz küçüktük,bundan 8-10 yıl önce işte.
O zaman aşkı filmlerde biliyorduk,
Ama normalde yaşıyorduk.
Adı değişikti o zaman ''Oyun''du.

Herkes oynamıştır aslında.
Soğuk-Sıcak diye bir oyun.
Hani bu körebe gibi olan.
Hedefe yakınlaştıkça ''Sıcak sıcaaak !!''diye bağırdığımız.

Aşkta böyleydi işte.
Gözlerimi kapatarak başladım.
Kulaklarım sadece yalanlarınla dolmasına izin vererek.
Çünkü gözlerim kapalıyken sesinden başka hiçbir şeye güvenemezdim.
Uçuruma yaklaştıkça ''Sıcak sıcaak!'' diye bağırdın.
İnandım,başka çarem yoktu.


Sen Julietin Romeoya seslenişiydin.
Melek yüzlü şeytan...
Şeytanda sen gibiydi.
Yalanlarıyla baştan çıkartırdı.
En büyük kanıtı kovdurdu Ademle Havvayı.
Cennette nasıl sahip olabilirdi Havvaya.
Aptal Adem nasıl kandı bir yalana.
Aşık Havva nasıl yedi Ademden sonra.
Dünyaya geldiler,bizi de getirdiler.

Bana yalan söyle yine.
Yine bağır ''Sıcaak sıcaaak!'' diye.
Bu sefer güvenmediğimden sana sevgilim.
Sadece sesine gelirim.
Dokundurken parmaklarım tenine.
Bu sefer boğazından inmeyen Adem elmasını.
Ben sıkarak indiririm.

11 Haziran 2010 Cuma

Dolunayı bile hapsetmiş pencereler,ne bekliyordun ki ?

Gel demek kadar kolay mıdır git demek ?
Bir anda ,hiç aklında yokken kulaklarına doldurmak mıdır bu sözcüğü?
Git,git,git,git...
Sadece gitmelisin,çünkü kalan olmak benim görevim.
Gitmek zorundasın,gidemezken ben.
İki beden büyük bu gitmek.

Sözcüklerin anlamsızlaşıyor,
Sense..
Sense flu oluyorsun.
Bırak artık aklımda kalsın.

Seni anlatamadım hiçbir zaman.
Herkes çok iyi betimliyor sevdiğini.
Benimse aklımda sadece sözcüklerin kalmış.

Hissetirdikleri,saç rengin,göz rengin
Gülüşün, bakışın, ellerin.
Hayır hiçbirini hatırlamıyorum.
Sadece seni dinliyordum.
Dudaklarını hatırlıyorum sadece...
Üstü ince altı kalın.
Gülerken sağa doğru gerilişi,
Saçmalamaya başlayınca boşver diyip çıkardığın dilin.
Ciddileşince birbirine kenetlenişi.
Senden son kalanlar işte.

Evet artık,git.
Sadece git,terket beni.
Çok canımı yakıyor bu bıraktıkların.
Git.
Her şeyini al ve git.


">
Dolunayı bile hapsetmiş pencereler,ne bekliyordun ki ?

10 Haziran 2010 Perşembe

Melekleri Boşa Ağlatıyorsun.

Yağmur ne kadar yalnız yağıyor değil mi sevgilim?
Tıpkı yokluğundaki ben kadar...
Sensiz ve gözyaşı dolu.

Tanrı yine melekleri ağlatıyor,
Yine gözyaşları yeryüzüne çarpıyor.
Bizim için ağlıyorlar aslında
Yada sadece senin için.

Bilirsin çok kibirliyim sana göre.
Acı veriyor her sözcük bedenine.
Birlikte üstesinden gelebilirdik belki de.
Beni benle bırakmadan önce.

Bu kadar uzak kalcağını düşünmemiştim.
Her şeyim olduğun gibi her şeyinmişim sanmıştım.
Gözlerimi kamaştırmış beyaz tenin,
Meğer ne kadar sahteymiş sözlerin.
Yalan söylemek için beni mi bekledin?

Melekler ağlıyor işte lanet olsun.
Senin gibi birine ağlıyorlar.
Damlalar ruhunu temizler belki diye.
Ama sen yağmurda ıslanmayı sevmezsin zaten.



">

Aklım sende,peki sen nerdesin ?

8 Haziran 2010 Salı

Sana Acı Verenden Uzak Dur demiştin.Senden Uzak Duruyorum İşte.

Geç kalmış olabilirim belki sevgilim
Ama söz veriyorum artık sözünü dinleyeceğim.
Hem bilirsin beni hiç erken gelmedim buluşmalarımıza.
Ama bu defa son-gerçekten sonumuzu yaşıyoruz.

Sen hep benim için istisnaydın.
Bir tek sen özeldin çünkü belki de özelleştiren benim.-bilmiyorum-
Özlüyordum-senin hiç yapmadığın gibi-

Çok gülmemden şikayet ederdin hep.
Gülmüyorum artık,susuyorum,dinliyorum.
Zaten sende yoksun, garipleşmek için sebebim yok.

Ne bu enerji diye kızmıştın.
Bütün bir caddeyi boydan boya koşup, arkamdan soluk soluğa geldiğinde.
Artık koşmuyorum,koşamıyorum.
Zaten sende yoksun,çabuk yoruluyorum.

Eteklerimi uçuşturmamdan nefret ederdin.
Giymiyorum artık.
Zaten sende yoksun, rüzgar esmiyor o yüzden.

Biraz müzik duyunca dans ettiğimde;
Saçmalamayı kesmemi söyleyip belimden tutup kendine çekmiştin.
Hoşuma gitmişti,ama kızman değil.
Zaten sende yoksun,kimse müzik dinlemiyor.

Benimle ilgilenmediğinde kalkıp gitmiştim.
Arkamdan koşup kolumu tuttuğunda bağırmıştım ya
''İmdaat!'' diye, tütün kokulu parmaklarınla kapatmıştın dudaklarımı.
Bir daha yaparsan biter demiştin.
Bitmiycceğini düşünüyordum böyle basit bir sebepten.
Zaten sende yoksun, polislerde eylemcileri gözetiyor.


Belki bana öğrettiğin en büyük şeydi sevgilim.
''Sana acı verenden uzak dur!'' demiştin,intikam çabalarımı görünce.
Söylediğini yapıyorum şimdi.
Senden uzak duruyorum.
Zaten sende yoksun.

5 Haziran 2010 Cumartesi

Tutmasaydın Düşüyordum.

Uçurumun kenarından bakıyorum geçmişimize
Sıkı sıkı tutunmam seni yanıltmasın.
Beni bilirsin düşmekten değil atlamaktan korkuyorum.



Tutmasaydın düşüyordum aslında.
Komik bence hala.
Aslında hiç komik değil.
Sadece itip geri çekince bana sarılman hoşuma gidiyor.
İtiraf ediyorum bilerek eğiliyorum o saçma şakayı yapıp sarılman için.



Bazen durup durup bağırıyorum ya
Çok kızdığımı düşünüp sakinleştirmeye çalışıyorsun
İtiraf ediyorum öpmen için yapıyorum bunu.
Sesimi sadece dudakların kesebilir.



Aslında karanlıktan korkmuyorum.
Sadece elimi tutman için öyle demiştim.
Gökgürültüsünde cenin pozisyonuna geçmemdeki tek sebepde sensin.



Ben aslında korkmuyorum hiçbir şeyden.
Tek korkum ilgini kaybetmek sevgilim.
O yüzden bu kadar saçmalıyorum.
İtiraf ediyorum seni seviyorum.