28 Şubat 2010 Pazar

Güzel Bir Gün Ölmek İçin....

Sabah sınavım var millet ! ben saat 01:20 civarı işte ne yapıyorum burda. Şimdi yarın sabah uyandığınızda benim biricik Voodoo'm nerde acaba ? diye sormamanız için(hemende kendimi birşey sanmasam keşke ama öyleyim lan çok kıymetliyim hiç mütevazi olamıycağım) söylüyorum.

1.Sabah sınavım var

2.Sınavdan sonra çok kısa bire vakit içinde hazırlanıp pskiyatriye gitmem gerek.

3.Her ay sırf 40 lira taksi parası veriyorum içim acıyor yetişcem diye.

4. Pskiyatriden sonra biraz tütsü, mum ve şifalı taş alcam.

5.Dosta uğrayıp Druidlerden Yürüttüğüm Popüler Büyüler kitabı var mı diye sormam gerek yoksa getirttircem.

6.Dua edelimde film alcak param kalsın.

7.Yarın döndüğümde süpersonik şeyler yazmak isterim

8.Taaakatim olursa tabi.

9.YAzarsam bu yazı kendi kendini imha edicektir.

10.İspanyolumla yarın konuşamıycam kısmet artık annem zaten buna hazır değil xD

Ay, Ay , Ay! Ay , Ay Mi Amor!

Şimdi hayırdır lan Voodoo bu başlık ne diyorsunuzdur. Demiyen şimdi yalancılık yapmasın.İşte It's my Time günlerindeyim ya bebeğim. İspanyol Edward'ımdan bahsetmiştim ya hani. Bugün nete girdim ve tam Charly'e oy attım ''Yuppiee ilk ben attım '' yazdım ki bir baktım Charly'de bana oy atmış.

Neyse bir baktım profilime yazıyor ki ''Aman Tanrım,Bu çok eğlenceliydi! Biz ikimiz kusursuz şekilde aynı anda birbirimize oy verdik.İnanılmaz !'' yazmış. Ben tabi vay anasını dedim. Hemen yazdım çocuğa ''Kalp kalbe karşıdır (ingilizce:Close friends instinctively know each other's thoughts and actions: tam anlamı karşılamıyor ama ben kalp kalbe karşıdır dedim içimden :P) senin ne düşündüğünü hissettim'' dedim.

O da hemen bana yazmış ''Keşke senle buluşmak için Türkiye'ye gelebilsem :( ,çok hoş, arkadaş canlısı ve güzel görünüyorsun'' yazmış. Ben tabi bir havalara girdim.Kanatlandım İspanyaya uçuyorum xD Hemen toparlandım ''Teşekkürler tatlım, aynı şeyleri düşünüyorum senin hakkında, bence çok şeker, arkadaş canlısı ve yakışıklısın'' dedim. EE tabi buldum Edward gibi çocuğu kaçırır mıyım hiç?

O da hemen bana ''Facebook yada Tunenti hesabın var mı?'' yazmış. Bu arada Tuenti ispanyol bir arkadaşlık sitesi. Neyse ben hemen yazamadım özürlü gibi bir ingilizceyle ''Evet var, hatta ismim :.........'' yazdım.Sonra hemen gizlilikden aramaya falan açtım herkes ekleyebilir durumuna getirdim profili xD Çocuk ekledi ben bekliyorum ilk adımı o atsın. Yok atmadı. Sen atmazsan ben atarım dedim. Bastım mesajı ''Naber İspanyanın Edward Cullen'ı '' yazdım ama çocuktan cevap yok ay neyse ben çok mutluyum. Bugün çok güzel bir gün.


Size iki şarkım var xD

1.si
">


2.si
">

27 Şubat 2010 Cumartesi

Kalk Ve Hayata Bir Tekme At !


Bir arkadaşım dedi ki ''Nefret iyidir, gereksiz sevgiyi öldürür.'' ilk başlarda çok hoşuma gitsede kendimi kötü hissetmeme sebep oldu.Nefret işte iyisi kötüsü olmaz her daim kötüdür.Sevginin gereklisi gereksizi olmaz her daim gereklidir.


Birşeyi severek yapınca elde ettiğin sonuç başkadır, sevmeyerek yapıncada.Zorunluluk diye birşey yok.Seçimlerimiz var, seçme şansımız her zaman var.


Yalnızım, üzgünüm diyenler.Çevrenize kimseyi yaklaştırmadıkça ne kadar mutluluk bekleyebilirsiniz.Güven problemi olan insanlar tanıyorum.Ve kapılarını kitli tuttuklarını sansalarda içeri en son isteyecekleri kişiler giriyor.İnsanlardan nefret etmelerini sağlıycakları kişiler...


Sevgilimden ayrıldım, herşeyimi duygularıma göre yaşayan bir insan olduğum için ciddi anlamda bir tramva dönemiydi benim için.Çabuk atlattım sayılamaz. 6 ay sadece ona nisbet yaşadım.Sanki gözleri benim üstümdeymiş gibi.Sürekli onu takip ettim.Devamlı karşısına çıktım.Ne kazandım? Hiç birşey.Ne kaybettim? Koskoca bir 6 ay.


İnsanlarla ilişkilerim bitme noktasına geldi.Yaza kadar durumum çok değişmedi. Tatile gittiğimde çok farklı insanlarla tanıştım.Ben tanıştım. Sevilmek istiyorsan, sevmeyi biliceksin demişti Nietzsche.Söylediklerini izledim.


Olmasını istediğim herşeyi kendime çektim.Tıpkı bir mıknatıs gibi.En kötü hissettiğim anda mutlu anılarımı düşündüm,'' Keşke o zamanda olsaydım'' demedim ASLA. Bugüne baktım ve giden bir saniyemi tek bir saniyemi kimsenin getirmiyceğini anladım.Neden geçmişte yaşayıp, geleceğimi mahvediyim ki!


Şimdi ayağa kalk ve bir havaya bir tekme at! Laf olsun diye dedim, istersen yapma. Ama geçmişte kaldıkça kimseye şans vermezsin ve fırsatlar elinden kayıp gider.Farkettiğinde elinde Kocaman bir KEŞKE kalır.


Şimdi sadece ''Kendimi ve insanları seviyorum'' de.Ve bunu hisset.Hepimiz iyi insanlarız, işlediğimiz suçları sadece kendimiz bağışlarız ve her zaman kendimize sadece BİZ şans verebiliriz (:


not: gece gece nelerle uğraşıyorum görüyorsunuz değil mi? Bende bazen kendime bunu soruyorum.mesela şimdi babam geldi ve yat artık dedi.yatıcak mıyım? elbette hayır.İlacımı içip yatıcam.Ama siz siz olun alternatif tıpı kimyasal tıptan daha çok sevin. İyi geceler Meleklerim (Voodoo's Angels : Charlie'yi tek geçerim lan!)

Meditasyonlu Günlere Geri Dönüş...

Öncelikle yazıma başlamadan önce Evren'in blogunda benim için izlediği (aslında zorlama yoluyla izlettiğim) Sid and Nancy filmini izleyip paylaştığı için teşekkür etmek istiyorum. Bakınız burda Tık!

Şimdi ben Druidlere falan bir ara çok sarmıştım.Büyü falan yapmaya çalışıyordum.Meditasyon yapardım,Astral seyahatlere çıkmaya çalışırdım vesaire vesaire kısaca ruhani işlerle iç huzurumu sağlardım. Son zamanlarda yine başladım.

İşte internette araştırıyordum.Birçok sitede ''Aşk Büyüsü'' ,''Hoşlandığının kendine aşık etmece büyüsü'', ''Terkeden sevgiliyi geri döndürmece büyüsü'' adı altında bir sürü şey yazılmış çizilmiş.Gerçekten çok şaşırdım.İnsanların bu derece sapkın ve saçma umutlara kapılmasına.

Düşünsenize birisini büyüyle kendinize aşık ediyorsunuz.Tanrım ne kadar korkunç birşey.Normalde sizi sevmiycek insan büyünün etkisinde size tapıyor.Ne kadar mutlu olabilirsiniz ki.Yaşadıklarınız ne kadar gerçek olabilir ki.

Ya da bu büyünün size yapıldığını düşünün.Siz ömrünüz boyunca dönüp bakmıycağınız birine aşık oluyorsunuz.Duygularınız bir başkası tarafından kontrol ediliyor.Kendiniz değilsiniz,bedeninizi ve ruhunuzu bir başkası kontrol ediyor.Korkunç ve canice.

Burdan büyü yaptırmak isteyenlere söylüyorum.Size yapıldığını farz edin! İster miydiniz?

Ben mesela büyüyü kendime yapıyorum.Aman güzellik büyüsü, aman yaşlanmama büyüsü falan filan. Ha işe yarıyor mu ? Kısmen diyelim ben çok iyi odaklanamıyorum çünkü.düşünce gücünü kullanabilmece aslında.Evren sonuçta düşünce gücümüzle varoluyor onun frekansını yakalayabilirsek istediğimizi elde ederiz...

26 Şubat 2010 Cuma

Uluslararası İlişkilerdeyim

It's My Time şeyine katıldım diyordum ya. Oraya kendin hakkında birşey yaz kısmına ''Jesus Loves you'' yazdım. Her neyse abi italyan bir hatun adı Angelica. bana ilk gün oy verip amanında yorumunu dallandırıp budaklandırıp ''Sister'' dedi sonunda bana. Aynı dinin mensubuyuz sandı.

5 dakka geçti profilimde bana bir çemkirdi işte sen dini kullanıyorsunda şöylesinde böylesinde aslında İsaya inanmıyorsunda falan demeye başladı.Bende dedim ki buna yok valla İsaya inanıyorum onu seviyorum falan ben inançlıyım falan fişmekan. Karı inanmadı ben burda müslümanlardan oy almak için Allah yazıyormuyum da vay efendim sen nasıl yazarsında.

Laaaan Angelica ayağını denk al dedim ''Careful what did you say!!'' dedim.Sonra bir arkadaşımız araya girdi.Ben Voodoo'yu tanıyorum.o çok kiliseye bağlıdır mağlıdır sıktı birşeyler.

Neyse işte o da italyan ya ekledim facebookdan bunu.Sonra yatıp zıbardım tabi.Bu benim duvarıma yazmış işte nerdesin konuşmamız gerek gibisinden.

İşte konuştuk özür dilerim Voodoocum bilmiyordum ailenin müslüman olduğunu bende aynı şekilde ortodoksum ama yaşadığım şehirin çoğunluğu katolik olduğu için çok zorlanıyorum.Hea Angelica sen mi ben mi düşün artık dedim. Olayı bir anlattım sanırsın beni harbi hristiyan.

Sonra yazmış benim It's My Time profilime ''Sana kocaman bir italyan kucaklaması Voodoo, çünkü 'Sen çok güzelsin ve tarzına bayıldım' :)'' yazmış. Bende aşağı kalır mıyım hiç? yazdım aynısını ''Sana kocaman bir Türk kucaklaması çünkü 'sen gördüğüm en güzel ve en sevecen gözlere sahipsin' (: '' diye xD

Öyle işte lan resmen şu an karıdan tırsıyorum. Bir çirkef ohooo seni beni keser. Yok arkadaş bunların din takıntıları var.İstediğin dine inanamazsın bile. Deistim de geç en iyisi.

Bugün Ankara'ya bir yağmur yağdı . Boyum 1,65 ama belime kadar ıslandım. Altyapı yok. arabalar otobandaymış gibi basıyorlar, her yer su birikintisi. Ağzıma sıçıldı.Bir de bu yağmur hiç mi taksi olmaz anasını satıyım elime kaldırdıklarımın hepsi suratıma su sıçratıp geçtiler yanımdan.

Neyse ya çok bıdı bıdı ettim. Öpüldünüz.

25 Şubat 2010 Perşembe

Kendime Edward Buldum!


Hey Blogger bende Benetton markasının It's My Time oylamasına katıldım. Bana hergün oy veren bitane ispanyol çocuk var ayıptır söylemesi. Birbirimize yazıyoruz bildiğin hatta şöyle söyliyim çocuk Edwarda benziyor xD ahanda fotosu kurban olsunlar.Oy ölürüm tipine xD
Not: iyice saçmaladım lan ben. noluyor bana ?? Wtf? ooo fak !

24 Şubat 2010 Çarşamba

2 Şubat Gece'si

Gelmiştin sebepsiz,
Bense çok çirkindim...
Çok kalabalıktı, ama kimse bizi farketmiyordu.

Seni izliyordum.
Kavga ediyorduk!
Çıktın kapıdan,gittin...

Balkondan baktım sana;
Gitmekte kararsızdı gözlerin,
Islanmaya başlamıştı gözlerim..

Tek bir cümlemi beklediğini farkettim ters yönde bir caddede.

Bağırdım umutsuzca
''Dur!Gitme!Gitme çünkü seni seviyorum...''diye azalırken sesim,
Titremeye başlamıştı bedenin...

Sarsılıyordun istemsiz,
Endişeliydim istemsiz.

Hafifçe yukarı baktın''Bekliyorum''dedin.

Koşmaya başladım,gözyaşlarım kurudu biraz olsada
Çok hızlı hareket ediyordum kuşkuyla,
İnanmıyordum kaldığına.

Yanına geldiğimde gözlerin gülüyordu,gözlerim karşılık veriyordu.
Sarıldım, hiç bırakmıycakmışımcasına sarıldık...

Elimden tuttun,çektin.

''Biraz uzaklaşalım'' dedin izleyicilerimizi ifade ederek.
Gülümsedim.Öpücektin biliyordum.Bu benim rüyamdı olması istediğim gibiydi.
''Tamam'' dedim kurumayan gözyaşlarım arasından.

Yumuşacıktı ellerin...
Sıcaktı bir o kadar tenin.
Çok yürümedik,durdurup beni önüme geçtin.
Boşta olan elinle çenemi tutup nazikçe kaldırdın.
Bir saniyelik bir öpücüktü, ama gerçekti.
Sevgi doluydu.

Uyandım bu sırada saat 5e 5 kala.
Son cümlendi uyanmadan

''Hata yapıyoruz,ama başlamalıyız''.

Not: Lan çok güzel bir rüyaydı unutmamak için yazmıştım,arada bir hatırlayıp kendimden geçiyorum işte.O an hissettiklerimi bir daha hissedemiycek olmak, o acının mutlulukla karışması.Çok garipti ya.Niye uyandım niye! Bıraksalar 5 yıl uyusam...Ama rahat bırakmazlar.

Saat'in 00:00 olmasını bekliyorum ilacımı içip yatıcam.Hepinize çok güzel rüyalar.Melekler kalbinizi öpsün,gülümsemenizin ışıltısı yıldızlarda parlasın.Sizi izliyceğim (:

İyi Günlerim de Oldu...

Bugün okula gitmedim. Zaten kafamı esiyor gidiyorum kafama esiyor gitmiyorum.Dün gece ki gece bile değildi alttaki yazıyı yadım ve uyudum.Sabah 10da falan kalktım tabi 5de çalan alarmı 8 kez erteleyip uykunun baskın çıkmasından sonra.12 saatden fazla uyuyup hala yorgunsanız uyumaya devam edin.Ben öyle yapıcam.


Kaç aydır alkollü içicek kullanmıyorum. Anti-depresanla etkileşimi var diye.

Birde bir alttaki yazıda eski sevgilimi özlemişim gibi ifadeler oluştu. Ama hayır özlemedim. Sadece çok yalnızım ve bu hayatta en çok eğlendiğim zamanlar onunlaydı. Gerçekten.Aklıma ne gelse sorgulamadan yapabilen bir insandı. Dün tek başıma cafede otururken, gözüm telefonuma takıldığında geçmişe gittim resmen. Karşılaştırmalara başladım istemsiz.O'nunla koşardık, sürekli hemde...Ama Taboo olsa yerinden kıpırdatamazdınız.Çok denedim koşmaya çalıştıkça bana zıt kuvvet uygulayarak kendine çekti ve yerimde durdurdu.

O genelde beni hep dikkat çektirmemek ve korumaya programlanmıştı.Elmas gibi korurdu. O ise çok rahattı kimsenin zaten bizi umursamadığını düşünürdü. Haklıydı da aslında.

Bir kere akşam 9'da Kızılayda o saatte tezgahlar kurulmaya başlar genelde.Ben Dost'un vitrininde High School Musical'ın afişini görmüştüm. ''Hey O, hadi dans edelim filmdeki gibi'' dedim dans ettirmeye çalıştım ama en son yere düştüğümüzde bu çabamın boşuna olduğuna farkettim ve gerçekten çok eğlenmiştim yere düşünce. Komikti. Hava buz gibiydi biz yerde sürünüyorduk.


Bunu Taboo'ya yaptırmaya kalksam. ''Bebek misin sen'' ''Offf saçmala'' diye bütün hevesimi kırardı. Onun yanında hep Olgun Kız taklidi yapıyordum. En sonunda bu olgunluğumdan sıkılıp ''Of kendin olsana'' demişti. Eeee tabi Olgunluk diyince bokunu çıkartıyordum. Ağzına sürekli sıçan ''AA nasıl bilmezsin, offf çocuk musun?'' diyen bir kızı kimse sevmezdi zaten xD


O, benim en güzel zamanlarımdı. Yaşadıklarımızı anlatınca herkes ayy özentiler falan derdi. Hiç özenti olduğumuzu düşünmüyordum. Aksine bizim gibi olmak istedikleri için bize özentiler dediklerini düşünüyordum. Öyleydi çünkü, kendileri yapamadıkları için yapabilenlere bok atmaktan başka birşey yapmayan mutsuz ve ezik insanlardı onlar.


Genelde hep öyle olur oturdukları yerden çok konuşan boş insanlardır. Eğlenenlere ve eğlenmeyi bilenlerden nefret eden, sosyalist, marka düşmanı, ''Hey bana bakın ne kadar marjinalim'' triplerinde olan, ufak beyinli insanlardır. Bırakın öyle sansınlar xD


Öyle işte... Gece rüyamda iki kardeşim oluyordu. Erkek ve kız bebek. Erkek olanı kucağımdan indirmiyordum. Adını ''Mozayik Sevgilim''in adı koymama izin vermişlerdi xD Normalde çoluk çocuk hiç sevmem, sürekli ciyaklayan şeyleri hiç sevmiyorum. Genelde kız bebekler öyle oluyor.


Son zamanlarda herkes ''Bitanesi'' diye hitap ediyorum. Dershanede bir soru soruyorlar ''Bak bitanesi bunu burdan şunu şurdan... Anladın mı bitanesi'' modundayım. Çok gıcık bir durum.


Konuyu yine saptırdım. Öyle işte.Ben hep konuşuyorum. Ben hiç susmuyorum. Anlatmayı çok seviyorum. Ama yanlış anlaşılmaktan çok korkuyorum. Bu arada arkadaşlarımı çok özledim.Dün birisi beni ziyarete geldiğinde(okuldan falan arkadaşlarım dışında bir çevrem var) çok mutlu oldum. Gerçekten birileriyle ortak birşeyler paylaşmayı özledim....

23 Şubat 2010 Salı

Esirger Gökyüzü Sonu Bilinmeyen Alacakaranlığı...

Çölde Çay filmindeki gibi hastalıklı bir ilişkimiz vardı
Ezberbozardık çöl gibi.
Serinlemek için ateşe atlardık.
Birbirimize yabancıydık ama birlikte olmadan yapamıyorduk
Varlığını hissetmesem uyuyamam demiştim...


Nerde olursan ol;
İster nefesin nefesime karışcak kadar yakın,
İster 8 ışık yılı kadar uzakta...

Herkes sustuğunda,
Kalbim kalbinin çarpışını duyar.

İsa'nın çocuklarıyız biz.
Birimizin kalbi dursa,diğerimizinki de susar.

Beraberken mutsuz olsak da, bizi bağlayan bu hastalıklı bağ kopamıycak kadar güçlü...


-Kendinden başka hiç kimseye ihtiyacın yok.
-Sen kimsesiz olabilirsin ama ben sensiz olamam.


-Benim için sevmek,sadece seni sevmek....


Not: Çölde Çay filmi gerçekten çok garip. Kendimi falan gördüğümü söyleyebilirim.Eski sevgilim aklıma geliyor, biz gerçekten hiç sevmiyorduk ama birbirimizden de kopamıyorduk.Çok garip birşey tıpkı bu film gibi. İki yabancıydık.Teomanın şarkısındaki gibi....


Sonra işte Pamela'nın eğer dinlersen şarkısı geliyor kulağıma



''Sana aldığım tişörtü hiç giymedin
Sevdiğim insanları da pek sevmedin
Beni sevdiğini söylerken hep onu istedin
Zaten benim kim olduğumla hiç ilgilenmedin''


gibi gibi.... İşte böyleydik bizde. Yazık olmuş ikimizede. İşte burda devreye giriyor kocaman bir keşke. Keşke hiç başlamasaydık.

Burdan da Hipokondriyak şarkısına atlayıp allah belanı versin diyebilirsiniz.

Ha birde o Voodooyu yeni yaptım. O 'A' harfini çok dikkate almayın.Özel bir nedeni yok.Ahmede yaptım falan diyebilirsiniz.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Farkettim de...

Fark ettimde...


1.Bugün sağlıki sebeplerden kan verdim.4 tüp aldılar ama bedenen minyatür ölçütlere sahip olduğum için anneme fazla geldi.Hemşire koluma iğneyi sokarken suratımda kocaman bir gülümseme oluştu. Gerçekten Voodoo bebeği gibi hissettim.İğneden hiç korkum yoktur. Delik deşik oluyum yine canım acımaz.Hemşire de şaşırdı benim kanım musluktan akar gibi doluyor tüplere.Bildiğin sağlıklı insan kanı :P


2.Sonra dün gece farkettim.Kendime her gece uyumadan eziyet ediyormuşum.Bir kitap ayracı kullancağım yere, O'na yolladığım kargonun fişini kullanıyorum. bu kadar ileri beyinli bir insanım.


3.Bu hayatta tek istediğim şey özgürlük. Özgürlükten kastım yalnızlık ve kanatsız uçabilmek.
Rüyamda uçuyordum.Deniz'in üstünde ayaklarımı ıslatarak yürüyebiliyordum.


4.En büyük korkum; ayak bileklerimin tutulması.Birisi arkadan ayak bileklerimi tutar diye çok korkuyorum.Milletinde işi gücü yok benim bileklerimi tutcak.


5.Dün gece rüyamda gördüğüm Hintli çocuğa aşık oldum. Gerçekten aşık oldum.Çok hoştu.Anlatamam işte tek bildiğim Hindistanda yaşıyor olması ve birde beni reddetmesi :P Elde edene kadar koşarım peşinden takıntılarım var malesef.


6.Gece yatınca durup durup matematiksel işlemler beliriyor gözümün önünde, onlarla uğraşıyorum. Mesela 333 sayısı 11in katı değil,341 11in katı gib, :P


7.Yalnız olduğumu anlamak için durup dinliyorum. Kalbimin sesini duyabilcek kadar sessizse ortalık gerçekten yalnızım.


Not:Kendime 2.bir kişiymişim gibi bakması zor. Bana normal gelen şey daha çok şey vardır muhtemelen ama bunlar farkedebildiklerim (: